16 Şubat 2015 Pazartesi

Yazı-yorum :)

Eşim, arkadaşlarım, benim Facebook'ta "öylesine" yazdığım yazıları beğendiklerini, üstünde dursam, benim de mizah yazıları yazabileceğimi söylediklerinde, hem utandım=
(Yok artık. Ben kim, "yazmaya soyunmak" kim. Bunca "yaza/r/n varken!!!) ; Hem bi heyecanlandım =
(Acaba? Hmm. Yapabilir miyim ki yav?);
Hem içimdeki tembel kedi yüzünden hemen caydım =
(Hadi leynn, sen kim, yazmak kim. Sen anca şurda lay lay lom iki yazar, sonra ara verip Hüsnü dinlersin. Bi de bakarsın ki sonra, Hüsnü'ye ara verip yazmaya dönemiyon :P ))
Ama, kendim için; yarın " keşke" dememek için; ve bana inanan, yazabileceğimi söyleyen canlar için denemeye karar verdim.
Denemek derken, öyle büyüükkk hedefler diil haa, aman diyim. Beklentiyi yüksek tutmiim :D Kısacık şeyler işte...  Ve belki o kısacık şeylerin "dışında kalanlar" ;) Söylenmeyenler, yazılmayanlar. Biraz anlatacaklarım, biraz susacaklarım, ve sustuklarımdan sizin anlayacaklarınız.... :) (Böyleydi di mi "öykü/canlar" ;) <3

Haddimi öyle bi biliyorum ki, bırakın "dışardaki dünya"yı :) sadece facebook'ta öylesine kalemi güçlü canlar var ki,  benim yazdıklarıma-yazacaklarıma "Deneme denemesi" desem bile büyütmüş olmaktan korkuyorum. Ya da bi şeyler yazacam diye "kendim olmayı bırakmaktan" , doğallığımı yitirip "arada bi yerde" kalmaktan...
Ya da.. ya da.. Ya da..... vs..
Ama..
Şimdi, ben acemi bir çırak, hem de "öyle heyecanlı bir çırak ki" gibi hissediyorum kendimi..... :)
Hayatımda eksik olan bi şeyi bulmuş gibi.
Sanki hep istediğim buymuş da yıllardır içimde uyuyup beklemiş gibi..
Önünde barajlar varmış da, o barajlar yıkılmış, taşmış gibi...
Önüme bir set gelene kadar (belki yarına, belki haftaya, belki çoook çok yıllar sonraya kadar) yaziim diyorum. :)
İster iki sayfa, ister ciltler dolusu .. Bana şu heyecanı veren canlarım.
Sizi seviyorum.

Hiç yorum yok: